Karabük'ün Safranbolu ilçesinde ikamet eden 2 metre 15 santimetre boyundaki Rumeysa Gelgi, geride bıraktığı 12 yıllık süreçte 8 ayrı rekor kırarak adını duyurdu.
Karabük ilinin Safranbolu ilçesinde ikamet eden, boyu 2 metre 15 santimetre olan Rumeysa Gelgi, son 12 yılda 8 defa Guinness Rekorlar Kitabı'nın adını duyurmasında pay sahibi oldu.
2014 senesinde 2 metre 13 santimetrelik boyu ile "dünyanın 18 yaş altı en genç ve uzun boylu kızı" unvanına erişerek Guinness Rekorlar Kitabı'na giren 29 yaşındaki Gelgi, geçen 12 yıllık zaman zarfında 8 farklı kategoride rekor elde etti.
Gelgi, 2014 senesinden bu yana; "Dünyanın en uzun boylu 18 yaş altı genç kızı", "Dünyanın en uzun boylu kadını", "Bir kadının sahip olduğu en büyük el", "En uzun parmaklar" ve "En uzun sırt rekoru", "En büyük ayak ölçüsüne sahip kadın", "Bir kadının sahip olduğu en büyük kulaklar" ile "En uzun boylu doğmuş kız bebek" unvanlarını kazandı.

İHA muhabirine Guinness Rekorlar Kitabı'na dahil olmasının üzerinden 12 yıl geçtiğini aktaran Gelgi, elde ettiği rekorların yaşamına olumlu yansımaları olduğunu fakat temel niyetinin toplumsal bilinç oluşturmak olduğunu dile getirdi.
Dünya rekoru sahibi olmanın hayatına kattığı oldukça olumlu yönler bulunduğunu belirten Gelgi, "Fakat ben daha çok bu rekorları görünür olmaya ve bu sayede benimle benzer durumdaki bireylere ilham olmaya, yalnız olmadıklarını göstermeye, anlatmaya, görsel sahip olduğumuz özelliklerle başarabileceğimiz şeyler olduğunu ifade etmek amacıyla kullandım diyebilirim" dedi.
Gelgi, 2014 senesinde "dünyanın en uzun boylu 18 yaş altı genç kızı", 2021 yılında "Dünyanın en uzun boylu kadını", 2022 tarihinde "Bir kadının sahip olduğu en büyük el", "En uzun parmaklar" ve "En uzun sırt rekoru", "En büyük ayak ölçüsüne sahip kadın", 2024 yılında ise "Bir kadının sahip olduğu en büyük kulaklar" ile "En uzun boylu doğmuş kız bebek" rekorlarını elinde bulundurduğunu belirtti.
Genetik araştırmalara katkı sağlıyor
Dünyaya geldiği andan itibaren hızlı büyümesine yol açan az rastlanır bir sendromla yaşamını sürdüren Gelgi, uzun yıllardır kendi biyolojik özelliklerinin netleşmesi amacıyla yürütülen bilimsel çalışmalara destek veriyor.
2018 ve 2019 yıllarında gerçekleştirilen genetik tetkiklerde DNA yapısında bilinen herhangi bir mutasyona rastlanmadığını ifade eden Gelgi, gen haritasının Fransa'daki Pasteur Enstitüsü bünyesinde ayrıntılı olarak incelendiğini kaydetti.
Gelgi, gerçekleştirilen çalışmaların ardından sendromunun isimlendirilmesinde bazı değişimler meydana geldiğini ve durumunun artık Moreno-Nishimura-Schmidt (MNS) sendromu şeklinde adlandırıldığını dile getirdi. Gelgi, "Yakın zamanda aktivistlik ve farkındalık oluşturma çalışmalarına dair bazı akademik yayınlarım oldu. Bu akademik yayınlar benim 12 yıl boyunca, hızlı büyüme sendromları ve skolyoz, yani omurga eğriliği konusundaki yaptığım çalışmaları, kendi deneyimlerimi, görüşlerimi ve aynı zamanda bilimsel kanıtları da içermektedir" diye konuştu.
Hastalığının adı değişti
Rahatsızlığının ilk başta "Hızlı büyüme sendromu" olarak nitelendirilen Weaver sendromu şeklinde konulduğunu ancak yapılan genetik incelemeler neticesinde Moreno-Mishimura-Scheibe sendromu olarak güncellendiğini aktaran Gelgi, şunları kaydetti:
"Ben 1997 yılında doğdum ve o dönemde bu tarz sendromlar için genetik test yapılması mümkün değildi. 2011 yılında ilk genetik test çalışmaları ortaya çıktıktan sonra yaklaşık 2018-2019 yıllarında benim için genetik test yapıldı. Burada amacımız, sendromumun hangi gen mutasyonundan kaynaklı olduğunu öğrenmekti. Fakat çok ilginç bir şekilde, yapılan testler sonucunda benim DNA’mda hiçbir mutasyon görülemedi ve o zamandan beri de genetik haritam Fransa Pasteur Enstitüsü’nde çok detaylı bir araştırmaya konu olmuştur. Bu araştırma geçtiğimiz aylarda sonlandı. Ancak ne yazık ki modern tıp hala benim sahip olduğum gen mutasyonunu ve bu sebeple sendromumun tam adını bilememektedir. Fakat bu süreçte yapılan çalışmalar neticesinde genetik kökeni bilinmeyen hızlı büyüme sendromlarına verilen isim değişti. Bu sebeple benim sendromumun adı artık Weaver sendromu olarak değil, Moreno-Mishimura-Scheibe sendromu, kısaca MNF sendromu olarak geçmektedir. Ben uzun yıllardır DNA’mda yapılan bu araştırmalara katkı sağlamaktayım ve buradaki dileğim sadece kendi sendromumun veya gen mutasyonumun aydınlatılması değil. Benimle benzer durumdaki bireylere, cevapları olmayan bireylere bir nebze olsun ışık tutabilmek, tıp literatürünün gelişmesine katkı sağlayabilmektir. Ve umuyorum ki yakın zamanda biz de beklediğimiz soruların cevaplarını alırız."
Belgeselle günlük yaşamını anlattı
Gelgi, mart ayında Amerika Birleşik Devletleri'nde yayımlanan ve farklı rahatsızlıkları bulunan kişilerin günlük yaşamları ile tıbbi geçmişlerini ele alan bir belgesel projesinin çekim süreçlerinde yer aldığını belirtti.
Söz konusu belgeselin dördüncü bölümünde kendine yer bulduğunu ve böylesi özel bir yapımda pek çok ilham verici isimle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Gelgi, "Temmuz ayında belgeselimiz Amerika’da yayınlandı ve daha sonra dünyanın farklı ülkelerine dağıldı. Çok kısa zaman önce de Türkiye’de vizyona girdi ve ben de çok güzel geri dönüşler aldım. Böyle programlarda yer almanın, görünür olmanın farklılığı olan bireylere ilham verme konusunda veya bizim hayatımızı bilmeyen, farkında olmayan kişileri aydınlatmada çok önemli olduğunu düşünüyorum. Umuyorum bu belgeselle biraz daha günlük hayatımızın, yaşadıklarımızın, deneyimlerimizin anlaşılmasında, insanların empati geliştirmesinde önemli bir rol oynamıştır" ifadelerine yer verdi.
12 yıldır gerek medyada gerekse dahil olduğu projeler sonrasında oldukça olumlu geri dönüşler aldığının altını çizen Gelgi, sözlerini şu şekilde tamamladı:
"Özellikle bir engelle mücadele eden bireylerden, nadir bir rahatsızlığa sahip olan bireylerden beni karşılarında görmenin veya ekranda görmenin kendilerine cesaret aşıladığını, yapabileceklerine inandırdığını ve hikayemden ilham aldıklarını belirten çok güzel geri dönüşler aldım. Bu da zaten benim için en büyük ödül. Yaptıklarımın en büyük karşılığıdır."




Haber Mehmet ARITÜRK Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…



