Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Düzenli nakit desteklerle ailelerin gıda, barınma eğitim gibi temel ihtiyaçlarına destek olmayı sürdüreceğiz. Böylece aileleri temel ihtiyaçları noktasında daha da güçlendireceğiz" dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu arasında, yabancılara yönelik sosyal uyum ve eğitim yardımları programına ilişkin protokol imza töreni düzenlendi. Törende konuşan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, "Düzenli nakit desteklerle ailelerin gıda, barınma eğitim gibi temel ihtiyaçlarına destek olmayı sürdüreceğiz. Böylece aileleri temel ihtiyaçları noktasında daha da güçlendireceğiz" dedi.
Programda söz alan Bakan Göktaş, "Bugün, sosyal yardım alanında yeni bir dönemin kapısını aralayan önemli bir adım atıyoruz. Avrupa Birliği ve Türk Kızılay iş birliğinde yürüttüğümüz iki ayrı proje vardı. Bugün bu projeleri tek bir çatı altında bir araya getiren daha güçlü bir yapı kuruyoruz. Böylece ailelerin temel ihtiyaçlarını ve çocuklarımızın eğitimini kapsayıcı bir anlayışla ele alıyoruz. Bu programla, ülkemizde yaşayan ihtiyaç sahibi yabancı aileleri ve onların çocuklarına destek olmaya devam ediyoruz" diye konuştu.
"Sosyal devlet, toplumun omurgasıdır"
Bakan Göktaş, bir toplumun gücü anlatılırken genellikle görünen başarılardan söz edildiğini aktararak şöyle konuştu:

"İlerleyen teknolojiden, sporda, sanatta, bilimde elde edilen kazanımlardan güçlenen sanayiden, artan üretimden Ama tüm bunları ayakta tutan ve görünmeyen bir güç vardır. O güç, sosyal devlettir. Sosyal devlet, toplumun omurgasıdır. Aileyi, çocuğu ve geleceği sarsılmadan bir arada tutar. Zor gününde insanın sırtını yaslayabileceği güvenli bir dayanak olur. Türkiye’nin sosyal devlet anlayışı; toplumun tüm kesimlerini kucaklamak ve fırsatları herkes için erişilebilir kılmak üzerine kuruludur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, bu anlayışı ülkemizin her köşesine ulaşan bir şefkat eline dönüştürdük. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının yaygın hizmet ağıyla vatandaşa en yakın noktada olduk. Hanelerin kapısını tek tek çalan, her ailenin derdini dinleyen saha ekiplerimizle bu yapıyı her geçen gün daha da büyüttük. Bugün, Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemimizle de desteklerimizi vatandaşlarımıza hızlı, adil ve şeffaf biçimde ulaştırıyoruz. Dünya Bankası ve Avrupa Konseyi, bu sistemi iyi uygulama örneği olarak gösteriyor. Geçtiğimiz yıl kurduğumuz İzleme Birimi ile sahadaki değişimi anbean takip ediyoruz. İhtiyaçlar derinleşmeden ailelerimize hızlıca ulaşıyor, yanlarında oluyoruz. Bu sistemle bir yıl içinde, 35 bini aşkın hane tespit ettik, 19 bini aşkın hanenin hayatına doğrudan dokunduk. Diğer yandan sosyal risk haritalarımızla da hangi bölgede neye ihtiyaç olduğunu önceden görüyoruz. Çocuklardan kadınlara, engelli ve yaşlı bireylerden ailelere kadar farklı alanlardaki hassasiyetleri bir bütün içinde ele alıyoruz. Aile Rehberi ve Çocuklar Güvende üzerinden haneleri düzenli olarak takip ediyor, hizmetlerimizi hızla devreye alıyoruz."
"Ailelerin gıda, barınma eğitim gibi temel ihtiyaçlarına destek olmayı sürdüreceğiz"
Göktaş, Türkiye’nin iyiliği sınır tanımadan paylaşmayı ilke edinmiş bir ülke olduğuna dikkati çekerek şunları söyledi:
"Dara düşene el uzatan, kapısını çalan herkese gönül kapısını da açan bir anlayışla, ülkemizi yuva bilen herkesi şefkatle kucaklıyoruz. Biraz sonra atacağımız imzalarla, 2016 yılından itibaren yürüttüğümüz projeyi daha güçlü bir yapıya kavuşturacağız. Yabancılara Yönelik Sosyal Uyum ve Eğitim Yardımları Programı’nı yeni bir yapıyla hayata geçireceğiz. Bu programla, Avrupa Birliği’nin sağladığı finansal desteği kırılgan durumdaki hanelere ulaştırmaya devam edeceğiz. Düzenli nakit desteklerle ailelerin gıda, barınma eğitim gibi temel ihtiyaçlarına destek olmayı sürdüreceğiz. Böylece aileleri temel ihtiyaçları noktasında daha da güçlendireceğiz. Topluma uyum sağlamalarını ve hayatlarını daha güvenli bir şekilde sürdürmelerini sağlayacağız. Bu programla aynı zamanda, çocukların okulla bağını da daha da kuvvetlendireceğiz. Okula düzenli devam eden çocuklarımızın ailelerine destek sunmayı sürdüreceğiz. Bir çocuk okuldan uzaklaştığında, nedenini yerinde tespit ederek, gerektiğinde koruma hizmetlerimizi harekete geçiriyoruz. Türk Kızılay ile sahadaki çalışmalarımızı kesintisiz sürdüreceğiz. Böylece sosyal koruma ile eğitimi aynı potada bir araya getirerek kurduğumuz modeli devam ettireceğiz. Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda, ailenin refahını ve çocuklarımızın istikbalini tüm politikalarımızın merkezinde tutmaya devam edeceğiz."
"Eğitimle desteklenen çocuk kendi hayatını değil, bir kuşağın, bir ülkenin hikayesini değiştirir"
Bakan Göktaş, bir aileye sunulan imkanın o evde büyüyen çocuğa ömrü boyunca taşıyacağı bir iz bıraktığını belirterek şöyle dedi:
"Eğitimle desteklenen o çocuk ise yalnızca kendi hayatını değil, bir kuşağın, bir ülkenin hikayesini değiştirir. Biraz sonra atacağımız imzalar, o hikayenin ilk satırlarıdır. Biz, güçlü ailenin, eğitimli çocuğun ve uyum içindeki toplumun huzurlu bir geleceğin şartı olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda; sınırların ve coğrafyaların ötesinde, her çocuğun kendi değerini özgürce ortaya koyabildiği bir dünya için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygularla sözlerime son verirken programımızın ülkemiz, ailelerimiz ve çocuklarımız için hayırlı olmasını diliyorum. Avrupa Birliği’ne, Türk Kızılay’a ve sahada özveriyle çalışan tüm arkadaşlarıma bir kez daha teşekkür ediyorum."




Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…

