İçeriğe geç
2Kat Haber
Son dakika
Mehmet Uçum'dan Çarpıcı Mesajlar: Yeni Anayasa, Terörsüz Türkiye Süreci ve İnfaz Reformu İHA

Mehmet Uçum'dan Çarpıcı Mesajlar: Yeni Anayasa, Terörsüz Türkiye Süreci ve İnfaz Reformu

Çankaya Köşkü'nde gazetecilerle buluşan Mehmet Uçum, yeni anayasa takviminden terörün tasfiyesine dönük MGK kararına, yeni İş Kanunu hazırlıklarından infaz sistemine kadar birçok başlıkta kritik açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Çankaya Köşkü’nde basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündemdeki sıcak başlıkları değerlendirdi ve yöneltilen soruları yanıtladı.

"1 Ekim 2026'yı yapım sürecinin başlangıç tarihi belirleyebiliriz"

Yeni anayasa hazırlıkları üzerine konuşan Uçum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılış konuşmasını hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:

"Benim anladığım ve öngördüğüm kadarıyla Cumhurbaşkanımızın 1 Ekim’de ortaya koyduğu, geçmişte de defaatle vurguladığı yeni anayasa hedefi aynı zamanda bir yapım süreci olarak da artık başlıyor. Geçmişte bir temenni olarak bir, politik vaat olarak gündemde olan bir konu 1 Ekim 2026’dan itibaren artık bir yapım süreci olarak başlamıştır arkadaşlar. Yani 1 Ekim 2026 tarihini biz yeni anayasanın yapım sürecinin başlangıç tarihi olarak belirleyebiliriz. Dolayısıyla bu yapım sürecinin aşamalarına da baktığımızda 28. Dönemin kalan süresinde yeni anayasanın içeriğinin somutlanmasına yönelik bir fikri seviyenin ortaya çıkabileceğini, 29. Dönemde de yeni anayasanın yapılabileceğini öngörebiliriz. 29. Dönemde yani 2028 seçimlerinden sonra oluşacak 29. Dönem Meclisinde bu yeni anayasanın yüksek bir mutabakatla Büyük Türkiye Mutabakatı’nı bir anlamda hayata geçirecek bir görünümle kabul edilmesi ve halkoyundan da yüksek bir kabulle çıkması hiç de yabana atılabilir öngörüler değildir"

Reyhanlı saldırısının firari ismi Mihraç Ural sınırda yakalandı İlgili haber Reyhanlı Katliamının Firarisi Mihraç Ural Sınırı Geçmeye Çalışırken Yakalandı

Uçum, kurul olarak daha önce 12 çalıştay ve sempozyum düzenlediklerini, bundan sonra da fikri destek sunmayı sürdüreceklerini aktardı. Anayasa metni yazımına ilişkin bir soru üzerine ise 1987’den bu yana 20’den fazla taslak hazırlandığını hatırlatan Uçum, sürecin doğrudan metin yarıştırmak yerine öncelikle fikri taban ortaklaşması üzerinden şekillenmesinin daha sağlıklı bir yöntem olacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı seçilme yeterliliği veya görev süresine yönelik herhangi bir değişiklik taslağı görmediğini de sözlerine ekledi.

"Terörsüz Türkiye için yıl bitmeden MGK kararı bekleniyor"

Meclis tatile girmeden evvel 467 oyla kabul edilen 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un önemine dikkat çeken Uçum, sürecin işleyişine dair şu ayrıntıları verdi:

"(Terörüz Türkiye) Gözüken o ki bu yıl bitmeden Milli Güvenlik Kurulu kararının ilan edilmesi kuvvetle muhtemel ve 2027 ilk yarısı tamamlanmadan da altı aylık sürede yapılacakların hepsinin hayata geçeceği öngörülerden biri"

Kanun uyarınca örgütün feshedildiğini teyit eden MGK kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla 6 aylık yasal başvuru sürecinin başlayacağını belirten Uçum, başvuruların savcılıklar, mahkemeler ve infaz hakimliklerince incelenerek şartları taşıyanlar hakkında erteleme kurumunun işletileceğini vurguladı. MGK rolünün vesayet eleştirilerine konu edilmesine karşı çıkan Uçum, bugünkü kurulun 1982 modelinden tamamen farklı olduğunu ifade etti.

7595 Sayılı Kanun Genel İnfaza Emsal Teşkil Etmez

Bu düzenlemenin genel infaz hukuku talepleri için bir dayanak olamayacağını belirten Uçum, "7595 sayılı Terörsüz Türkiye’ye Geçiş Süreci Kanunu örnek gösterilerek bazı talepler oluyor. Bu kanun, herhangi bir infaz düzenlemesine örnek olamaz. 7595 sayılı kanun özel, geçici, rutin dışı bir süreç yönetiminin ortaya koyduğu bir kanundur. 50 yıllık terör sorunumuzun tasfiye edilmesine yönelik bir kanundur. Böyle özel, geçici, müstakil bir kanunu başka taleplerin genel infaz hukuku taleplerinin referansı yapmak mümkün değildir" uyarısında bulundu.

Cezaevlerindeki doluluk ve infaz rejiminin çok katmanlı yapısı sebebiyle Adalet Bakanlığı teknik heyetlerinin reform çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Uçum, "Başta FETÖ olmak üzere terör örgütlerinin aynı seviyede yararlanabileceği şeklinde bir beklenti oluşmasın. Bazı suçlar istisna kapsamında tutulacaktır. Onlara özel infaz rejimleri uygulamaya devam edecektir. Anayasal eşitlik ilkesine aykırı olmayacak şekilde istisna tutulması gereken ya da özel rejime tabi tutulması gereken suç, terör örgütü kategorileri söz konusu olacaktır. 28’inci dönem tamamlanmadan bir infaz hukuku reformu gündeme gelecektir" dedi.

Abdullah Öcalan Değerlendirmesi: "Hükümlü statüsü değişmeyecek"

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamaları bağlamında bir soruya yanıt veren Uçum, terörün tasfiyesi için gereken çalışma şartları ile infaz hukukunun ayrı tutulduğunu vurguladı:

"Bahçeli bir konuyu gündeme getirdiğinde, değerlendirme sunduğunda çok dikkatli değerlendirmek lazım. Bu sürecin pratiğinin de bu amaca yönelik üzerine düşen rolü yerine getirmesi için bazı görevlendirmelerin yapılması da bir gereklik olarak ortaya çıkıyor. Bu görevlendirmeleri farklı şekillerde yorumlamamak lazım. ‘Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Komisyonu Öcalan’ı görevlendirebilir’ dedim. Diyelim ki koordinatör olarak görevlendirdi. Bu görevlendirme ne Öcalan’ın hükümlü statüsünü değiştiren bir görevlendirmedir ne de Öcalan’ın infaz sürecini askıya alan bir değerlendirmedir. Hükümlü statüsü de değişmeyecek, infaz süreci de askıya alınmayacak. Bu görevlendirme devlet ve toplumla bütünleşme perspektifi doğrultusunda terörün tahsisine ilişkin üstlendiği rolü yerine getirmesi için sağlanan bir çalışma şartından başka bir şey değildir. Hem onun için bir mekan oluşturulması, o mekanda bu görevi yerine getirmesi için çalışması hem de ona bir görev unvanı verilmesi bu devlet ve toplumla bütünleşme çerçevesindeki rolünü yerine getirmesi için sağlanan çalışma şartıdır. Belki vakti gelince açık görüşme çeşitliği de gündeme gelebilir. Bunun da ona sağlanan bir imtiyaz olmadığını bilmek lazım. Sonuçta Öcalan bir görevi yerine getirmek için belli çalışma şartlarına ihtiyaç duymaktadır. O görevin yerine getirilmesi de terörün tamamen sürekli ve devamlı surette tahsisine yardımcı olmaktır"

Yeni Türk İş Kanunu Çalışmalarında Sona Gelindi

Çalışma mevzuatının dağınık yapısına dikkat çekerek tek çatı altında toplanması için hazırlıkların yürütüldüğünü bildiren Uçum, "Mesela basın mensuplarımızın tabi olduğu kanun Basın İş Kanunu basın mesleğinde çalışanlarla ilgili kanun. Bu kanunda hem çok eskimiş hükümler var. Hem 4857 diğer iş kanunuyla çok uyumsuz hükümler var. Hem de bütün medya mecralarını kapsamayan bir kanun. Öte yandan bir deniz iş kanunu var. Bu taraftan bir iş kanunu var. Öbür tarafta borçlar kanununda hizmet sözleşmeleri diye düzenlemeler var. Yaklaşık kırk farklı mevzuatta çalışma hayatına ilişkin düzenlemeler var. Cumhurbaşkanımız bizim politika belgesi taslağımızı politika belgesine dönüştürdükten sonra 2024 Ocak ayında bunu kamuoyuna ilan ettikten sonra Adalet Bakanlığımız, Çalışma Bakanlığımız ve Hukuk Politikaları Kurulu’nun iş birliği içerisinde Türk iş kanuna ilişkin bir çalışma başlatıldı. O çalışmalarda da büyük ölçüde sona gelindi. İnanıyorum ki Türk iş kanunu gene çok büyük bir mutabakatla sosyal tarafların da desteğiyle hayata geçtiğinde bu çalışma hayatındaki bu farklı uygulamalar, çelişkili uygulamalar, sorunlu uygulamalar ortadan kalkacak. Basın çalışanlarımız açısından da çok önemli gelişmeler olacak. Hem çalışma süreleri açısından hem diğer haklar açısından. Bu yılsonuna kadar bu konuda da bir takım gelişmelerin olacağı bekleniyor" şeklinde konuştu.

Kaynak İhlas Haber Ajansı (İHA)

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Sıradaki haber

Bakanlıktan açıklama: Dron saldırısına uğrayan Banda gemisi karaya oturdu

İlginizi çekebilir

E-bülten

Günün Konya özeti
her sabah e-postanızda.

Öne çıkan haberler, nöbetçi eczaneler ve hava durumu tek e-postada. İstediğiniz an tek tıkla ayrılın.

İlçeler

2Kat Haber