Kamuoyunda 'Fon Düzenlemesi' diye anılan 'Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi', TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda ele alınmaya başlandı.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Komisyonda Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı. Teklifle, tasfiye süreci henüz tamamlanmamış yatırım fonlarının mal varlıklarından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerlerin geri kazanılması, oluşan zararların sorumlulardan tahsil edilmesi ve yatırımcıların zararlarının karşılanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi amaçlanıyor.
"Sorun, fon piyasasının çok sınırlı bir bölümünde yaşanmıştır"
Komisyonda teklife ilişkin sunumu AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu yaptı. Aksu, fon meselesinin sermaye piyasalarının sınırlı bir bölümünü ilgilendirdiğini ve sistemik bir kriz oluşturmayacağını belirtti. Konunun Türkiye ekonomisinin çöküşü olarak sunulmasının yatırımcılara ve ülke ekonomisine zarar verdiğini söyleyen Aksu, yatırım piyasalarındaki manipülasyonlar kadar siyasi manipülasyonların da ekonomiye zarar verdiğini vurguladı.
Tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarının piyasadaki payı hakkında bilgi veren Aksu şöyle konuştu:

"Şu an fon piyasalarımızda 2 bini aşkın yatırım fonu bulunmaktadır. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tasfiyesine karar verilen fon sayısı ise 131'dir. Tasfiye hâlindeki bu 131 fon, piyasadaki toplam fon sayısının yüzde 4,6'sını, toplam portföy değerinin ise yüzde 7,7'sini oluşturmaktadır. Bu fonların toplam portföy değeri, hane halkının finansal varlıklarının yüzde 2,4'üne karşılık gelmektedir. Dolayısıyla sorun, fon piyasasının çok sınırlı bir bölümünde yaşanmıştır. Sorunu kimsenin hafife alma lüksü olmadığı gibi kimsenin abartarak enfekte etme, haksızlık etme lüksü de bulunmamaktadır. Finansal sistemimizi olumsuz etkileyecek yapısal veya sistemik bir risk kesinlikle mevzu bahis değildir."
Aksu, fonların tasfiye sürecinin yönetimi için Ziraat Bankası ile İş Bankası'nın görevlendirildiğini, Merkez Bankası'nın piyasaya ilave likidite sağladığını ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulduğunu hatırlattı. Sürecin Meclis Genel Kurulu'nda ele alındığını, Devlet Denetleme Kurulu'nun da muhtemel ihmaller dahil tüm boyutlarıyla inceleme başlattığını ifade etti.
"Piyasayı bozan, sahtekarlık dolandırıcılık yapan herkes hukuk önünde yaptıklarının hesabını verecektir"
Fon soruşturması kapsamında 84 kişinin tutuklandığını, 282 kişi hakkında işlem yapıldığını ve 27 şüpheli hakkında arama kararı çıkarıldığını kaydeden Aksu, şüphelilerin mal varlıklarına el konulduğunu ve MASAK'ın finansal hareketlere ilişkin incelemelerinin sürdüğünü belirtti. Aksu şu ifadeleri kullandı:
"Vatandaşımızın alın terini, emeğini ve geleceğini kendi çıkarı için istismar etmeye çalışan hiç kimseye göz yummayacağız. Partili ayrımı olmaksızın, kimliğine, kişiliğine ve kariyerine bakılmaksızın piyasayı bozan, sahtekârlık ve dolandırıcılık yapan herkes hukuk önünde yaptıklarının hesabını verecektir. Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında hukuku bulacaktır, bizleri bulacaktır. Milletimizin hakkı ve hukuku dokunulmazdır."
"Fatura aziz milletimize değil, zararı oluşturan manipülatörlere ve sorumlulara ödetilecektir"
Aksu, kanun teklifiyle fonların adil ve şeffaf biçimde tasfiye edilmesinin, hukuka aykırı yollarla çıkarılan varlıkların geri kazanılmasının ve yatırımcı zararlarının sorumlulardan tahsil edilerek fon pay sahiplerine ulaştırılmasının amaçlandığının altını çizdi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu 131 fonun durumu, olağan bir fon tasfiyesinin çok ötesindedir. Fon varlıklarının gerçek ekonomik değerlerinin tespiti, yapay fiyatlamaların ayıklanması, fon pay sahipliğinin güvenilir kayıtlar üzerinden tek tek belirlenmesi, varlıkların en yüksek değerle nakde çevrilmesi ve fon mal varlığından hukuka aykırı suretle çıkarılan değerlerin şahsi sorumluluklar üzerinden geri kazanılması, fon pay sahiplerine nihai hakları saklı kalmak üzere ara ödeme imkânı sunulması gibi birbirine entegre süreçlerin işletilmesi gerekmektedir. Bu da ancak böyle bir yasal düzenleme ile sağlanabilirdi. Teklifimiz ile kamu bütçesine, yani 86 milyonun hakkına, hiçbir şekilde mali bir yük getirilmemektedir. Tasfiye sürecinde Hazine kaynağı veya bütçe imkânı kesinlikle kullanılmayacaktır. Ödemeler yalnızca fonların kendi mal varlığından, hukuka aykırı fiilleri gerçekleştiren ve bu kişilerle birlikte hareket eden ilgili gerçek ve tüzel kişilerden tahsil edilen tutarlardan karşılanacaktır. Fatura aziz milletimize değil, zararı oluşturan manipülatörlere ve sorumlulara ödetilecektir."
"Tasfiye, yatırımcılar bakımından mümkün olan en yüksek ekonomik değerin korunmasını hedefleyen kontrollü bir süreç olarak planlanmaktadır"
Aksu, tasfiye sürecinde pay sahiplerinin haklarının korunacağını, yatırımcı zararını artırabilecek satışların önüne geçilerek varlıkların en yüksek ekonomik değer üzerinden nakde çevrilmesinin hedeflendiğini aktardı. Aksu şöyle konuştu:
"Kanun teklifimizin birinci maddesi amaç ve kapsamı düzenlemektedir. İkinci maddesi, kanunun uygulanmasındaki tanımları ifade etmektedir. Üçüncü maddeyle tasfiyenin, SPK'nin gözetim ve denetiminde, görevli kuruluşlar eliyle yürütülmesi düzenlenmektedir. 455 bin 578 bireysel fon pay sahibini korumak adına, borsa fiyatının gerçek ekonomik değeri yansıtmadığı veya olağan satışın tasfiyeyi gereksiz biçimde geciktireceği, fiyatı daha da düşürerek yatırımcı zararını büyüteceği durumlarda Kurul; geri alım, hakim ortağa satma hakkı, toptan satış gibi esnek ve kontrollü satış yöntemlerine karar verebilecektir. Tasfiye, yalnızca varlıkların süratle satılması şeklinde değil, yatırımcılar bakımından mümkün olan en yüksek ekonomik değerin ve aynı zamanda borsa işlemlerinin sıhhatinin korunmasını hedefleyen kontrollü bir süreç olarak planlanmaktadır."
Fon pay sahiplerinin ilgili kurumların kayıtları karşılaştırılarak kesin biçimde belirleneceğini söyleyen Aksu, piyasa bozucu işlemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı suçlarına karıştığı tespit edilen kişi ve kurumların tasfiye ve geri kazanım imkânlarından yararlanamayacağını ifade etti.
Tasfiye sürecindeki yatırımcıların en büyük beklentisinin ödemelerin bir an önce yapılması olduğunu belirten Aksu, şunları söyledi:
"Teklifimizin dördüncü maddesiyle objektif ve adil bir dağıtım ölçütü olarak net yatırım tutarı benimsenmiştir. Net yatırım tutarı, yatırımcının fona kağıt üzerinde biçilen sanal değer üzerinden değil, fona fiilen koyduğu nakit giriş ve çıkışlar üzerinden hesaplanacaktır. Üstelik bu tutar, tasfiye tarihine kadar tüketici fiyat endeksi ve yurt içi üretici fiyat endeksi değişim oranlarının aritmetik ortalamasıyla güncellenecektir. Fonların tasfiyesi gerçekleştirilirken her bir fonun yatırımcılarına yapılacak ödemeler kendi fon mal varlığı üzerinden yapılacaktır. Fonların tasfiyesinde para çıkışları da ilk giren ilk çıkar yöntemine uygun bir sırayla gerçekleştirilecektir. Yatırımcılarımızın nihai tasfiyeyi beklerken mağdur olmamaları için belirlenen net yatırım tutarını aşmama kaydıyla kişi başına 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılabilmesine teklifimiz ile imkân sağlanmaktadır. Dikkat buyurun, bu bir tavan değildir, bu bir ara ödemedir."
Aksu, ara ödemelerde net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara tutarın tamamının ödenebileceğini, nakdin yetersiz kalması hâlinde ise ödemelere küçük yatırımcılardan başlanacağını söyledi. Bu kapsamda yaklaşık 350 bin fon pay sahibinin ödemelerinin yapılmasının öngörüldüğünü de belirtti.
"İsteğe bağlı iade asla bir af veya ibra, cezasızlık mekanizması değildir"
Aksu, teklifin dördüncü maddesiyle haksız ve fahiş kazanç elde edenler için isteğe bağlı iade mekanizması getirildiğini dile getirdi ve şöyle konuştu:
"Gerçeğe aykırı değerler üzerinden olağan dışı kazanç sağlayıp fondan çıkanlar, olağan emsal getiriyi aşan kısmı isteğe bağlı iade hesabına iade edebileceklerdir. Ancak çok net bir şekilde ifade etmek isteriz ki bu isteğe bağlı iade asla bir af veya ibra, cezasızlık mekanizması değildir. İsteğe bağlı iade yapanların cezai ve hukuki sorumlulukları ortadan kalkmamaktadır. Suç işleyen cezasını çekecek, masum olan ise hukuk tarafından sonuna kadar korunacaktır."
"Gerçek bir ekonomik amacı olmayan işlemlerle ilişkili taraflara aktarılan alacakların şahsi sorumluluk kapsamında takip edilmesi düzenlenmektedir"
Kanun teklifinin bir diğer ayağının, fonlardan hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerlerin geri kazanılması mekanizması olduğunu kaydeden Aksu, şu bilgileri verdi:
"Beşinci maddeyle, mevzuata aykırı ve şeklen uygun görünse de gerçek bir ekonomik amacı olmayan repo, ters repo, karşılıksız kredi ve muvazaalı işlemlerle ilişkili taraflara veya üçüncü kişilere aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacakların şahsi sorumluluk kapsamında takip edilmesi düzenlenmektedir. Öncelikle portföy yönetim şirketleri ve yöneticileri, zarar oluşumunda sorumluluğu bulunan ilgili gerçek ve tüzel kişiler tüm mal varlıklarıyla şahsen sorumlu olacaklardır. Bu kapsamda düzenlemeyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un verdiği yetkilerle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun sorumlulardan, sorumluların mal varlığından bu tutarları süratle tahsil etmesi öngörülmektedir."
Aksu, el konulan veya müsadere edilen mal varlıklarının yatırımcıların zararlarının karşılanması için ilgili fonlara ya da TMSF bünyesindeki özel hesaplara aktarılacağını söyledi. Bu varlıkların dava sonucu beklenmeden satılabileceğini, elde edilen gelirlerin ise yalnızca fon pay sahiplerine ödeme yapmak için kullanılacağını ifade etti.
"Bu yasa teklifi, fon pay sahipleri için bir koruma kalkanıdır"
Teklife yönelik eleştirilere de yanıt veren Aksu şunları söyledi:
"Kimi sosyal medya hesapları üzerinden 'Bu kanun sadece bu vurguna özel bir kaçış tünelidir. Adrese teslim soygun yasasıdır' diye yaygara koparılmaktadır. Kanun teklifinin tasfiyesine karar verilen fonlarla sınırlandırılması, sorunları korumak adına değil; tam aksine olağan dışı tasfiye sürecinin kendine özgü karmaşık koşullarına acil çözüm getirmek, ara ödeme yapabilmek ve nihayetinde yatırımcının parasına hızlıca kavuşabilmesini sağlamak içindir. Hepinizin de bu amaçla hareket edeceğinden şahsen tereddüdüm yok. Sistemi tıkamadan, genel piyasa kurallarını bozmadan bu problemi çözme çabasıdır getirdiğimiz teklif. Bu yasa teklifi, fon pay sahipleri için bir koruma kalkanıdır. Ara ödeme, yatırımcıların acil ihtiyaçlarını karşılamak, nihai tasfiye bitene kadar onlara destek olmak için planlanmış bir adımdır."
Komisyon, Aksu'nun sunumunun ardından komisyon üyesi milletvekillerinin konuşmalarıyla devam etti.


Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…



